Devrimci işçi hareketine sorulan soru şunlar arasındaki mesafe farkı sorusudur:
- Sınıf mücadeleleri düzeyinde gözüken güçlerin ilişkileri,
- Kitlelerin arzulanan gerçek yatırımları.
Kapitalizm işçi sınıfının emeğinin gücünü sömürüyor, üretimin dayanaklarını kendi hesabına yönetip düzenliyor, ama aynı zamanda da arzulanan ekonomiye sömürülenleri sinsice telkin ediyor. Devrimci mücadele sadece gözüken güçlerin ilişkilerinin düzeyine sokulamaz. Aynı zamanda kapitalizm tarafından bulaştırılmış arzulanan ekonominin her düzeyinde gelişmelidir (Birey, çiftler, aile, okul, militan gruplar, delilik, hapishaneler, eşcinsellik vb. düzeylerinde).
![]() |
Felix Guattari |
Bu iki mücadele biri birinden daha seçkin şekilde işlemeyebilir:
- Sınıf mücadelesi, özgürlükçü devrimci mücadele baskıcı güçlere karşı çıkabilecek bir savaş makinasını gerektirebilir ve bu nedenle, en azından asgari bir düzenleşmeye, bir çeşit merkeziyete göre işleyebilir;
- Arzu cephesindeki mücadele sürekli bir analiz, her düzeydeki her türlü iktidarın bozulmasını gerektirir.
Burjuva iktidarını ters yüz etmeyi ümit ederek ve onun yerine bu iktidar biçimini yapan bir yapıyı ikame ederek hareket etmek saçma değil midir? Rusya'da, Çin'de sınıf mücadeleleri vb. bize burjuvazinin iktidarını alaşağı ettikten sonra bile, iktidarın bu biçiminin devlette, ailede, hatta devrimin saflarında bile yeniden üretildiğini gösterdi. Devrimci savaş makinası tarafından içerilen gerekli düzenleşmenin üstüne yerleştirilen bürokratik ve merkeziyetçi iktidarı ne şekilde önleyebiliriz? Global düzeyde, mücadelenin devreleri vardır, arada geçiş dönemleri vardır. Mikroskobik düzeyde başından beri gerekli olan dolaysız yoldan komünizme geçiş, burjuvazinin iktidarının bürokrat veya lider, onu canlandıran militan olduğu ölçüde burjuvazinin bu iktidarını aniden devirmek olacaktır.
Bürokratik merkeziyetçilik sürekli bir şekilde sermayenin merkeziyetçi modelinden itibaren işçi hareketleri tarafından ithal edilmiştir. Sermaye üretimi denetler, üst-kodlar. Tekelci Devlet kapitalizmin ve üretim ilişkilerinin çerçevesinde baskıcı bir iktidarın alıştırmasını yapar ve para akımlarını denetler. Aynı tarz sorun bürokratik sosyalizmin için de vardır. Ama gerçek üretimin bu tip üst-kodlamaya ihtiyacı yoktur, tersine onun yolunu keser. Sanayi toplumlarının en büyük üretim makinaları merkeziyetçilikten uzak bir şekilde işleyebilir. Üretim, dağıtım ve tüketim arasındaki ilişkilerin başka bir kavramsallaştırılmasının bugünkü üretim ilişkilerine ait despotik ve hiyerarşik iktidarların paramparça edilmesine yol açacağı ve özellikle işçileri yenilikçi yetkinliklerini serbest bırakacağı doğrudur. Öyleyse merkeziyetçiliğin esası ekonomik değil, politiktir. İşçi hareketlerinde merkeziyetçilik aynı tip bir kısırlığa yol açmaktadır. En etkin ve en geniş mücadelelerin bürokratik devlet ileri gelenlerinin dışında düzenlenebileceğini kabul etmek lazımdır. Ama bunun için işçi hareketinin bürokrasisinin ve kapitalist teknokrasinin bilinçdışılığındaki ortakları olan burjuva öznelselliğince bulaştırılmış olanın işçilerin arzulanan ekonomisine özgürleştirilmiş olması şarttır.
Bu açıdan:
- "Demokratik" merkeziyetçilik
- Anarşizm ve kendiliğindenlik arasındaki basit alternatife düşmemek lazımdır.
Marjinal hareketler, cemaatlar teknoloji-öncesi bir devre dönüş söylencesinde yok olmakla kazanacak bir şeylere sahip değildirler; tersine varolan toplumla, ailevi ve cinsel ilişkilerle karşı karşıya gelmelidirler. Ama diğer yandan, örgütlenmiş işçi hareketinin şimdiye kadar kendi iç kirliliği, burjuva iktidarı tarafından kendi bulaşıcılığı ile ciddi bir şekilde uğraşmasının zamanı gelmiştir. Ve şu ana kadar varolan hiçbir bilim ona bu yolda yardım edemez; ne sosyoloji, ne psikososyoloji, hatta ne de psikanaliz bu alanda Marksizmin yerini doldurabilmişlerdir.
Bir bilim görünümünde psikanaliz, burjuva öznelselliğinin yöntemlerini bile aşılamaz normlar olarak sunmaktadır.
Toplumbilim, Gilles Deleuze özel sayısı (sayı 5), Felix Guattari. Çeviren: Ali Akay *Gilles Deleuze ve Claire Parnet ile birlikte yazılan Politique et Psychanalyse Des Mots Perdus, kitabından çevrilmiştir.
Yorumlar
Yorum Gönder