Ana içeriğe atla

Kayıtlar

guattari etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Estetik Nedir? - Franco "Bifo" Berardi

Çeviren: Oğuz Karayemiş İletişimin oluşu, toplumsal algılama ve estetiğin oluşlarıyla yakın bir ilişki içerisindedir. Chaosmosis 'te, Guattari "yeni bir estetik paradigma"dan (" le nouveau paradigme esthétique ") bahseder: çalışmasının teması, üstderinin, bedenler arasındaki temas alanının, duyarlılığın dönüşümüdür. Estetik nedir? Yaygın Batı felsefesi anlayışının aksine, estetik sadece bir nesnenin güzelliğinin bilimi değildir. Estetik aynı zamanda (ve en çok ilgili olduğu şey de budur) duyarlılık bilimi, algının, üstderiler arasındaki temasın bilimi ve böylece dünyaların oluş halindeki öznellikler tarafından yansıtılmasının bilimidir.  Bundan daha önemli olan hiçbir toplumsal sorun yoktur, çünkü bilişsel kapitalizm, her şeyden çok bir duyarlılığın duygulanımıdır. Küreselleşmiş kapitalizm alanında, ekonomik sömürünün, psişik ıstırabın ve duygulanımsal tahrikin asıl çalışma alanı insan zihni ve daha doğrusu, enformasyonel aşırı uyarılmanın patojenik ...

İnsan Hakları, Kapitalizm, Irk, Faşizm, Felsefe...- Gilles Deleuze & Félix Guattari

Alman felsefesinin temellendirme düşüne rağmen, evrensel demokratik Devlet yoksa, bunun nedeni kapitalizmde evrensel olan tek şeyin pazar oluşudur. Aşkın üst-kodlamalarla iş gören arkaik imparatorlukların tersine, kapitalizm kodsuzlaştırılmış akışların (para, emek, ürün akışları...) içkin bir aksiyomatiği gibi çalışır. Ulusal devletler artık üst-kodlama paradigmaları değildirler, ama o içkin aksiyomatiğin "gerçekleşme modellerini" meydana getirirler. Bir aksiyomatikteyse, modeller bir aşkınlığa göndermede bulunmazlar, tam tersi söz konusudur. Bu tıpkı Devletlerin yersizyurdsuzlaştırması, sermayeninkini ılımlılaştırıyormuş ve ona telafi edici yeniden‑yerliyurdlandırmalar sağlıyormuş gibidir. İmdi gerçekleştirme modelleri çok çeşitli olabilir (demokratik, diktacı, totaliter...), gerçekten ayrışık olabilir, yine de dünya pazarı yalnızca varsaymadığı, ama belirleyici gelişme eşitsizlikleri ürettiği ölçüde, ondan daha az eşbiçimli değildirler. Bu nedenle, sık sık işaret edildiği ...

Devlet ve Otonomi - Félix Guattari

Çeviren:  Oğuz Karayemiş Devlet kapitalistik öznelliğin üretiminde temel bir role sahiptir. Devlet her şeyin çocuksulaştırılan öznelliğin üretilmesiyle bağımlılık ilişkisi içinde geçmesi zorunluluğuna dayanan bir "arabulucu devlet", "ihtiyat devleti"dir. Devletin bu genişletilmiş işlevi, ki onun yönetimsel, finansal, militer ya da polis güçlerinden çok daha geniş kapsamlıdır, örneğin ABD'de refah devleti denilen bir destek [ sübvansiyon da denilebilirdi. -çn] sistemi tarafından yürütülür. Bu bir "vadeli maaş" sistemidir; bir grubun kendini düzenlemesine, kendini biçimlendirmesine, kendini disipline etmesine sebep olan bir destek sistemi ve bir enformasyon, inceleme, denetim, hiyerarşi, teşvik vb. sistemidir. Devlet bu dallanıp budaklanma dizisi, "kolektif donanımlar" dediğimiz kurumların bu tür bir köksapıdır. Devletin merkezsizleştirmeden bahsedildiğinde korkmamasının nedeni budur. Aynı zamanda partilerin kendi programlarında öz-yönetim ...

Gösteren Diktatörlüğü - Félix Guattari

Düzlemlerin bu karmaşasının, bu genelleşmiş semiyotik çöküşün, bu “gösteren diktatörlüğü”nün tersini savunduğunu iddia eden her arzu mikro-politikası, bize göre, bilinçdışına bir yapı, homojen bir yapısal tutarlılık atfeden bilinçdışı kavrayışlarından kopmak zorundadır. Ne kadar tekrarlasak azdır: Karşımızdaki asla büyük harfli bir Bilinçdışı değildir, sonsuz bilinçdışı ifadesiyle karşı karşıyayızdır, bu ifadeler bireylerin birbirleriyle bağ kurmasını sağlayan semiyotik bileşenlerin –bedensel ve algısal işlevler, kurumlar, mekânlar, donanımlar, makineler vb.- doğasına göre değişkendir. *** Kapitalistik oluşumların özelliklerinden biri, tüm diğer semiyotik bileşenleri üst-kodlayan ve bunların –ister üretim düzeyinde olsun ister toplumsal ya da bireysel alan düzeyinde olsun- her türlü akışı manipüle etmesini, yönlendirmesini sağlayan semiyotik makinelerin özel bir türüne başvurmalarıdır.  Bu makinelerin işin içine kattığı yersizyurtsuzlaştırılmış zincirler, haddi zatlarında,...

Minör Edebiyat Nedir? - Gilles Deleuze & Felix Guattari

Haklı olarak, burada, yalnızca içeriklerden ve içerik biçimlerinden bahsettik: Eğik baş-dik baş, üçgenler-kaçış çizgileri. Anlatım alanında ise, eğik başın fotoğrafla, dik başın sesle birleştiği doğrudur. Ama anlatımın biçimi ve biçimsizleşmesi kendi başlarına düşünülmedikçe, içerikler düzeyinde bile gerçek bir çıkış bulunamaz. Bize   işlemi   yalnızca anlatım verebilir. Anlatım sorunu, Kafka tarafından, evrensel bir soyutluluk biçiminde değil, minör denilen edebiyatlarla -örneğin Varşova ya da Prag'daki Yahudi edebiyatıyla- ilişkisi içinde ortaya konulmuştur. Minör edebiyat, minör bir dilin edebiyatı değil, daha ziyade, bir azınlığın majör bir dilde yaptığı edebiyattır. Ama temel özelliği dilin güçlü bir yersizyurtsuzlaşma katsayısından her koşulda etkilenmiş olmasıdır. Kafka, Prag Yahudilerine yazı yolunu tıkayan ve edebiyatlarını olanaksız kılan çıkmazı şu şekilde tanımlar: Yazmama olanaksızlığı, Almanca yazma olanaksızlığı, başka türlü yazma olanaksızlığı. [1] Yazmamak o...

Kafka'nın Bandı

Franz Kafka's own work scared him. Photograph: Getty Onu tanıyacaksınız muhakkak! Gözleri gece kuşlarına has mor halkalarla çevrili, kambur, zayıf mı zayıf. Fazla aydınlık! (Goethe’nin tam tersi). Fazla Gürültü! Fark edilmeyi, olay yaratmayı kesinlikle istemiyordu –sadece yazma hazzı adına. O da artık olsa olsa kendisi için! Sanırsınız ki kalabalığın içinde her yerde, dönemin her yerinde. Bir asırdan daha kısa zamanda, yorumlar ve yanlış anlamalar konusunda en büyük rekorlara patlak verdirecek ve akla hayale gelebilecek en tuhaf “dava” çağlayanının kollarına düşecektir. Önem sırasına göre bunlardan ilki 1914 Haziran’ında, büyük Berlin oteli Askanischer Hof’ta vuku buldu.   Dava   başlıklı romanının edebi-analitik matrisini işte bu olaydan çıkardı. O gün, nişanlısı Felice Bauer tarafından, evlilik tarihleri karşısında takındığı savsaklayıcı tavrı, tanıklar önünde, tartışma konusu etmek için –ailenin ve dostların çağrılı olduğu- bir toplantı düzenlenmişti. Felice onu s...